eslâf


eslâf
(A.)
[ فﻼﺱا ]
selefler, geçmişler.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • eslaf — ç., esk., Ar. eslāf Bizden öncekiler, geçmişler, öncel, ahlaf karşıtı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ESLÂF — (Selef. C.) Selefler, evvelkiler, geçmişler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ESLÂF-I İZÂM — Evvelce gelmiş olan büyük zâtlar. (İmâm ı A zam, İmâm ı Şâfii gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • GURUR — Kibir. Boş yere güvenmek. * Kıymetsiz şeylere güvenip mağrur olmak.(Evet, gurur ile insan maddi ve mânevi kemalât ve mehâsinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül etmeyip, kendi kemâlâtını kâfi ve yüksek görürse, o …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ahlaf — is., ç., esk., Ar. aḫlāf Halefler, eslaf karşıtı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • SU-İ ZAN — Kötü zanna sahib olma, başkasının hareketini kötü zannetme.(Dördüncü hastalık su i zandır. Evet insan, hüsn ü zanna me murdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan su i ahlâkı, su i zan saikasıyla başkalara teşmil… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük